5 Ağustos 2020 Çarşamba

''boşluk''

Bazı zamanlar insanın kendini tıpkı bir ada gibi hissettiği zamanları olur. Yalnız, kimsesiz ama bir o kadar berrak kıyıları olan bir ada misali. Anlayanı olmadığında ziyan olur kelimelerin tıpkı hislerin gibi.. Anlam nedir sahi? Bir sevgili, bir evlat, bir kardeş, bir arkadaş ya da annenin babanın sevgisi mi? Aslında fani olana anlam yüklemek yüreği yoran tek şey değil mi? Bugünlerde böyle soruların beynimin içerisinde susmadığı bir yer var. O yerden çıkamıyorum. Ne sevdiğim şarkılar, ne sevdiğim sesler ne de sevdiğim kimseler aklımın kuyularından çekip alamıyor beni. Yine çarelerden çare arıyorum. Sonra da illa bir çaresi olmalı mı bu düzensiz düzenin? diye soruyorum kendime.. Sorularımın iplerine tutuna tutuna derin kuyulara çekiliyorum. Tüm kişisel gelişim videolarını izliyorum, kitaplarını bitiriyorum. İnsan diyorum, insan istediğinde yapar. Tükenmişlik hissi hiç sana göre mi diye azarlıyorum kendimi. Sanki daima en mutlu, en huzurlu, en iyi hissedeni ben olmak zorundaymışım gibi. Kendimi dizginleyemiyorum. Ne tutkulu bir sevda yaşamak ne de çok kusursuz bir hayat sürmek bana göre.. Kusursuz olan her şeyden kaçıyorum. Yanlış yapmamalısın düzeninden çekip alıyorum kendimi. Bir kadeh koyuyorum, yakamoza dalıyorum. Canım ne isterse o an öyle yaşadığım şeyleri aklıma getirip ''Ne gerek vardı ki?'' şimdi mahkemesine çıkartıyorum kendimi. Hata yapmadan hatanın o olduğunu bilemiyorum. Belki de en çok kızdığım şey olabilir bu. Ben, beni yeterince yargılarken insanlardan beni yargılamamalarını bekliyorum. Çünkü kimse ama kimse beni sınayamaz, onlar geçmemiş benim sokaklarımdan; anlamazlar anlatsam yargılarlar.. 


Geçmişte kurduğum tüm güzel hayallerimi yaşadım. Yıllar sonra bu blog sayfama hayallerimi yazarken, şimdi o hayalini kurduğum hayatın içinden yazıyorum. Hayale varmak değil, ona ilerleyen yol mu mutlu ediyordu? Güzel bir okul, güzel bir ev, huzurlu bir vicdan. Sahi daha ne ister insan? Bir de kendimden başka kimseye kötülüğü olmayan bir ben.. Ne yaparsam kendime yapıyorum. Belki de bu yüzden; kendime haksızlık ettiğim için kendimle savaşımı bitiremiyorum. Ne derdim ve ki benim kendim ile? Bilemiyorum. Bilememenin verdiği kaybolmuşluk içerisinde dönüp duruyorum. Hayatın ne yaşatacağını bilmeden ilerliyorum bu düzenin içerisinden sona doğru...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder